Meybelline Lash Sensational Maskara..

Merhabalar; Malum bir süredir sıcaklarla boğuştuğumuzdan makyaj bile yapmaya hevesimizin kalmamıştı. yüzümü temizleyip nemlendirdikten sonra güneş koruyucumu sürüp çıkıyordum. Fakat çoğunuz gibi bende rimelsiz eksik hissedenlerdenim. Terleyince akmayan, kirpiklerimi ayırarak uzatan bi maskara arayışındaydım.

Mac , Clinique ve 2000 calorie gibi bir kaç maskara deneyimimden sonra tekrar bu seriye dönme kararı aldım. Daha önce bu maskaranın suya dayanıklı olanını kullanmıştım.

Buda çok güzeldi , sadece biraz daha zor çıkıyordu haliyle. Ama ben ilk görselini paylaştığımı daha çok sevdim.  Slikon fırçalı olması beni çok mutlu etti, kıl fırçalı maskaralarla çok anlaşamıyorum. Bana slikon fırçalar daha iyi ayırıyor ve kavrıyor gibi geliyor. Uzatma konusuna gelirsek bence günlük kullanım için gayet başarılı. vaktim varken özenerek 2 kat sürdüğümde dolgun  uzun simsiyah kirpiklerim oluyor ve bu sıcaklarda bile akmıyor. Temizlenmesi , iyi bir temizleyiciyle gayet kolay . Akma gibi bi sorun yaşamadım. Alerji, kaşıntı vs. bir yan etki bende olmadı. İnanın diğer pahalı markalar nedendir bilmiyorum bu kadar başarılı rimeller bence yapamıyorlar. Rimel diyince kesinlikle Meybelline. Fiyat performans açısından efsaneler… ♥

Estee Lauder ‘’Advanced Night Repair’’ ..

Bir senedir düzenli kullandığım ve sanırım uzun yıllar kullanacağım gece serumum ;Advanced Night Repair. 25 yaşıma girer girmez nedendir bilmiyorum ama anti-age ürünler dikkatimi çekmeye başlamıştı. Öncelikle kiehl’s midnight recovery concentrate serumunu kullanmaya başladım fakat yağlı bir ürün olduğu için benim cilt tipime uygun olmadığını farkedip sivilcelenme problemi yaşadığım için yarıda bıraktım. Cildimi keşfettiğim bir dönemdi, arayışlarım sonucunda bu seruma rastladım. Kıvamı ,yapısı su gibi ve yağ içermediği için denemek istedim. Ucuz bir ürün olmadığının farkındayım, fakat geleceğe yatırım olarak düşünürseniz bir şişe neredeyse bir yıldan daha uzun süre gidiyor.

Gece yüzümü temizledikten sonra tonikleyip bu serumu bir veya iki pompa elimde ısıtıp yüzüme uyguluyorum. üzerine nemlendiricimi sürüyorum ve inanın yüzüm kadife gibi hem nemli hem yumuşacık oluyor. Kendimi şımartmak istediğim zamanlarda elim direk buna gidiyor. Haftada 3 veya cildimin durumuna göre 4 defa uyguluyorum. Estee Lauder Advanced Night Repair serumu uyguladığım gecenin sabahında cildim çok daha canlı ,parlak ve taze gözüküyor. Sizde benim gibi karmadan yağlıya dönük bir cilde sahipseniz memnun kalacağınıza eminim. Sivilceye yatkın bir cilt tipim olduğu için ürün bulmakta zorlanıyorum ve problem yaşamadan kullandığım her ürünü sizinle paylaşmak istedim..

En çok sorulan nude oje’m…

Merhabalar; bugün size uzun zamandır her sürdüğümde istisnasız sorulan nude ojem , ”pastel dust” tan bahsedeceğim.

Tertemiz, bakımlı ve tırnaklarınızı olduğundan daha güzel gösterdiğine yemin edebilirim. Ne zaman sürsem illa ki birileri soruyor , ellerimin çok güzel göründüğünü söylüyorlar ve bu benim inanılmaz hoşuma gidiyor. Her ten renginde güzel duruyor ve çok kalıcı. Ne renk giyerseniz giyin her şeyi bir tık üste taşıyor gibi sanki.

Bir de, üzerine wet’n wild oje kurutucusunu uygularsanız hem daha parlak hem daha kalıcı oluyor. Neredeyse 4-5 gün kullanabiliyorum. Pastel‘in ve bir çok markanın o kadar çok  nude ojesi var ki; fakat  bu ton da bir nude oje bulmak çok zor.  Ama bu ton gerçekten göz alıcı ve kaliteli gözüküyor. Deneyip beğenen olursa bana yazarsanız çok sevinirim..

 

2 Günlük Kaçamak Planı-1 (Kapadokya)

Merhabalar; Başlıktan anladığınız üzere bugün sizlerle kısa ama keyifli , Türkiye’de Bodrum, Çeşme, Antalya gezi klişeleri dışında gidilecek hatta ve hatta çok daha fazla eğlenebileceğiniz yerlerden birinden bahsedeceğim.

Eşimin doğum gününde onu farklı bir yere götürmek istiyordum. Arkadaşlara haber verip sürpriz doğum günü kutlama planları tabiki bana göre değil. Bu yüzden evlendikten sonra ilk planı farklı bi ambiyans ‘ta hem eğlenceli, yorucu hemde dinlendirici romantik birşey yapmak istedim. Tabiki birkaç araştırmam sonucu aklıma kapadokya fena halde yatmıştı. İkimizinde görmediği  farklı bir deneyim olacaktı. Öncelikle otel araştırmasıyla başladım. Kaç gün kalmamız gerektiğini planlamak için de organizasyon yapmam gerekiyordu. Bunun için sabah yola çıkma saatimizden dönüş saatimize kadar ki tüm planı hem araştırdım, hemde tabiki ufak yardımlarla halletmeye çalıştım.(Çalışmadım insanları günde 74646456 kez arayıp taciz ettim 🙂 )

Nitekim herşeyi kafamda oturtmuştum. Bana da sürpriz olacaktı. Oteli ayarladım Ankara’dan yola çıktık. yaklaşık 3.5 saat sonra Kapadokya’ya girer girmez gözlerimiz büyümüştü. Çünkü inanılmaz farklı bi ambiyans. Tabiri caizse şehrin rengi bile farklı. Otelimize yerleştik ve tabii oteller alışılmışın dışında mağara konsepti.( Lüks mağara 🙂 ) Hemen oraya özgü ne yiyebiliriz diye çarşıya çıktığımızda bize testi kebabını önerdiler ve inanın yediğimiz en güzel şeylerden biriydi. Hala arada gidip yesek mi diyoruz. Sonra planladığım üzere bizi otelden bi araç almaya gelecekti ve büyük bi grupla 3 saatlik atv turu yapacaktık. Ben eşimin bu planı seveceğine emindim ama ”hayatımda bu kadar keyif almamıştım ” cümlesini de beklemiyordum. Atv turundan sonra bitmiş bi halde otele kendimizi zor attık diyebiliriz. Tabiki hazırlanıp yeni lezzetler denemeye çıktık. Ne yesek hayran kalıyorduk. Küçük bi çarşı turundan sonra yorgunluktan uyuyakalmışız. Fakat tabi ki daha bitmedi. Sabah hemen kahvaltı yapıp küçük bir kültür gezisi için düştük yollara. Her yer o kadar etkileyici ki büyüleniyorsunuz. Aralıklarla çömlekçilere denk geldik ve bir tanesinde bizde denedik. Harika kareler yakaladık. Şarap almasak olmazdı , turasan ‘dan şarap aldık. Asmalı konak vs. görülmesi gereken heryeri gördük. Eee doğum günü bunun neresinde demeyin, oraya geliyorum.. Akşam ayarladığım Seten Restaurant‘ a gittik ve telefonla onlarca kez ”bi problem çıkmaz dimi, pastayı hallettiniz mi , masanın fotoğrafını atar mısınız?” diye taciz ettiğim hanımefendi herşeyi o kadar güzel hazırlamış ki ben hazırlasam o kadar özenmezdim 😀 bizi mükemmel ağırladılar. En önemlisi eşim harika bi gece geçirdi. Masa muazzamdı , lezzetlere söylenecek söz yok. Şimdi diyeceksiniz ki kapadokya’ya gidip balona binmediniz mi? İşte bi onu yapmadık. Çünkü iki gün inanılmaz yorulduk son gece keyif yaptık doğum günü kutladık ve erkenden otele dönüp dinlendik. sabah çok erken uyanıp balona binmek cazip gelmedi. Yani kısacası iki gece kaldık ve ikimiz içinde harika bi deneyim oldu. Kısa, dolu dolu ve eğlenceli bi tatil istiyoruz derseniz bence bi düşünün derim..

Ankara’da hafta sonu sorunsalı-2

Tekrardan merhabalar; Ankara’da hafta sonu sorunsalı serisinin ikincisini tekrar bir kahveciyle yapacağım,  bahsetmesem haksızlık olurdu. Sakin, hızlı internet, güzel kahve ve aşırı şirin bir mekan.. Starbucks‘ın kalabalığından sıkılıp yeni bir yer ararken keşfettiğimize sevindiğimiz çok güzel bir cafe. Farklı kahveler tatmak isteyenler için iyi bir seçim olacaktır.

Kahve içmek için Maidan plaza da bir kaç seçeneğiniz daha var fakat bilgisayarınızı açıp çalışmak için en ideal yer bence burası. Tabiki Roast’n Berry’den bahsediyorum. Sunumları harika ve fiyatları makul. Eşimle tüm arkadaşlarımıza önerdiğimiz ve misafirlerimizi getirmek için tercih ettiğimiz bir yer oldu. Benim gibi fotoğraf çekmeyi veya çekinmeyi seviyorsanız bence bir uğrayın derim..

Dudak Kuruluğu için Küçük Ama Etkili Krem :)

Merhabalar; Dudak kuruluğu ‘ ma çare bulduğumdan beridir hayat bana daha kolay 🙂 İnanın küçük gibi görünüyor ama çok büyük problemdi benim için. Aşırı kuruyor, çatlıyor, hatta bazen gülemeyeceğim kadar gerilip kanıyordu. Tabiki duyduğum gratis ‘te watsons ‘ta satılan neredeyse tüm kremleri denedim olmadı eczane ‘den merhemler kremler aldım ama onlar da günlük hayatta sürüp çıkabileceğiniz şeyler değildi. ancak yatarken sürebiliyordum ama gün içinde de ihtiyaç duyuyordum. Blisteks ‘in bu küçücük kremini alıp denediğim gün inanamadım.

Kıvamı sert bir merhem gibi, ama sürdüğünüzde dudağınızda sadece parlatıcı var gibi duruyor. Biraz mentollü ben çok seviyorum ama sevmeyenler de var biliyorum. Aşırı yumuşatıyor. Çok uzun süre dudağınızda kalıyor, sürekli tazelemeye ihtiyaç duymuyorsunuz. Ben mat rujların altına incecik sürüyorum ve sonuç harika. Normal şartlarda mat rujlarla hemen kuruyan dudaklar saatlerce nemli ve mat kalabiliyor. Benim o kadar çok var ki bi tanesi yatağımın başında bi tane çantamda bi tane arabamda, resmen vazgeçilmezim oldu. Dudaklarım asla eskisi kadar kurumuyor artık. Geceden bolca sürüp yattığınızda sabaha taptaze dudaklarla uyanacaksınız. Benim gibi dudaklarını soyan ve sürekli yaralı dudaklarla gezen biriyseniz sabaha uyandığınızda nasıl bu kadar çabuk iyileştiğine inanamayacaksınız. Fiyatı internette ortalama 14-15 tl, Küçük olduğuna bakmayın çok uzun süre gidiyor..

Günlük Cilt Bakım Rutinim…

Merhabalar; sizlere bir süredir bir kaç dermatolojik tedavi yöntemlerinden bahsettim, farkettim ki en basit ama en önemli detayı atlamışım.

Başlıktan da okuduğunuz üzere günlük bakım rutinime geçelim 🙂 Öncelikle yukarıda fotoğrafta gördüğünüz bioderma ‘nın temizleme suyuyla temizliyorum( detaya girmiyorum illaki bir yerde görmüşsünüzdür. Baya iyidir kendileri). Sonra tabiki clinique yüz temizleme jeliyle köpürterek yıkıyorum. Bu şekilde anlatınca yeterli gibi geliyo olabilir ama inanın yıkadıktan sonra toniklediğim pamuk hala kirli olabiliyor, bu yüzden tonikleme aşamasını atlamayın lütfen. Derinlemesine temizlik cildinizi oluşabilecek sivilce , siyah nokta , yağ bezesi gibi istemediğimiz durumlardan olduğunca uzak tutuyor. Amway, la roche posay ,bioderma gibi ürünler denedikten sonra clinique ‘te karar kıldım çok güzel temizliyor asla kurutma yada yağlandırma, sivilce, hassasiyet gibi şeyler yapmıyor. benim yüzüm karma olduğu için bu ürünleri seçtim ama siz cilt yapınıza göre diğer numaralarını danışarak alın. Şimdi gelelim tonikten sonra ki aşamaya; tabiki nemlendirme.

Aslında, karma ve yağlıya dönük bi cilde sahip olduğum için yıllarca nemlendirici kullanmamak için direndim ama sonunda anladım ki nemlendiriciye en çok benim ihtiyacım varmış. Önceden makyaj yapar 1 saat sonra yüzümün yağını peçeteyle sürekli almaya çalışırdım (yağlı ciltliler bilir). nemlendirmeye başladıktan sonra sebum dengesi sağlandığı için aşırı bi yağ üretimi yok. Fotoğrafta gördüğünüz sarı olan benim günlük nemlendiricim, yanındaki pembe olansa yüzümün bazı zamanlarda belli bölgelerinin fazla kuruduğunu hissettiğim zaman akşam rutinime nemlendiriciden sonra eklediğim ürün. Günlük nemlendiricime göre daha jel formunda ama su gibi neme doyuruyor. Dediğim gibi bunlar benim cilt yapıma göre olan Clinique ürünleri, her cilt yapısına göre ürünleri mevcut ve ben aşırı memnunum <3 Bunu her gün yapıyor musun diyen arkadaşlarım oluyor, evet yapıyorum çünkü cildimiz emin olun göründüğünden daha hassas ve bakım istiyor. Aslında çokta uzun değil, her akşam yaklaşık 5-6 dk mı alıyor.Hiç birşey yapamayacak kadar yorgun olduğum zaman, en azından köpürterek yıkıyorum. Ve bu rutini düzenli yaptığınız zaman cildiniz daha bakımlı , daha aydınlık ve pürüzsüz oluyor.. Bana güvenin 🙂

Ankara’da Hafta sonu (1)

Merhabalar; Ankara’da yaşayanlar bilir, hafta sonu yapacak birşey buluyorsan şanslısın. Kahve bile içmek için gidilecek yerler bellidir.  Starbucks’ın tüm şubeleri tıka basa doludur. Yanı sıra gidilebilecek her yer. Yani kısacası bi kahve içmeye bile çıkmak istemezsin. Tam da böyle bi hafta sonu en yakın arkadaşımın ”sizi bir yere götürmek istiyoruz” demesiyle keşfettiğimiz çok tatlı bir yerden bahsedeceğim size, Fameo Caffe!

Dekorasyonu, kahveleri, sunumları herşey o kadar özenli ki neden yıllardır starbucks’ta karton bardaklarda kahve içmişiz ki dedirtti. Hepimiz farklı kahveler söyledik. Ben tabiki içinde sanat kelimesi geçer de Latte Art söylemez miyim? Zaten sunum o kadar büyüleci ki tadına bakmadan sizi etkisi altına almış oluyor. Fiyatları da starbucks’la neredeyse aynı. Ankara’lılar bilir Bilkent Center’da, hatta starbucs’ın hemen yanı 🙂 Ha bu arada sadece kahvelerinden bahsettim ama yemekte var. Henüz yemedim fakat çok iyi olduğu yönünde duyumlar aldım. En kısa zamanda deneyip onu da sizinle paylaşırım mutlaka. Siz de bizim gibi Ankara’da hafta sonu bi kahve içecek bile yer yok diye yakınanlardansanız mutlaka bi gidip kahvelerini deneyin derim. Giderseniz bana da yazmayı unutmayın..

Mucizevi Akne Kurutucusu…

Merhabalar;  öncelikle, yaklaşık 5 sene önce iki defa olmak üzere toplam 14 ay ”roaccutane” kullanmış bir aknezede olarak, MARIO BADESCU solüsyon ile çok geç tanışmış olmama üzülüyorum. Doktorumun yıllarca yazdığı, hepimizin de eminim çok iyi bildiği o sivilce kremlerinin neredeyse hepsini kullandım. Hiç bir işe yaramadığını farkettikten sonra roaccutane sürecine başladım. yüzüm 7 ay sonra neredeyse ”bebek” gibiydi. Fakat 1 yıl içinde eskisinden daha korkunç bir durum almıştı. ikinci kez doktor kontrolünde o sürece girmiştim. Kısacası tekrar düzelmişti ama, ara sıra hala 1-2 çıkmaya devam ediyordu.

İşte tam da bu süreçte, arada çıkan o tek tük sivilceleri kurutmak ve çabuk geçmesini sağlamak için bi ilaç arayışına girmiştim. Duyduğum her ilacı alıp denedim. Sadece tek bir solüsyon vardı ülkemizde satışta olmayan. Denemek için can atmama rağmen ülkemize getiren sitelerin güvenilirliği ,kar ,vergi vs. aklımı kurcalarken kardeşimin İngiltere’den gelirken alıp kullandığını gördüm. Bir abla olarak onu almak(zorla) benim hakkımdı 🙂 ve tabiki o akşam yeni çıkmak üzere olan bir sivilcenin üzerine sürüp(karıştırmadan, kulak çubuğuyla) uyudum. Sabah ilk işim koşarak aynaya bakmak oldu ve gördüğüm beni inanılmaz şaşırtmıştı. Yıllardır uğraştığım şey bu kadar basit olamazdı. Akşam sür, sabah geçmek üzere şekilde bul. Kesinlikle mucize gibi bişey. Ülkemizde olmaması çok kötü fakat yurtdışına giden bi tanıdık falan bulursanız isteyeceğiniz tek şey bu olsun. Hiç vakit kaybetmeden ilk yazıma bu mucize solüsyonla başlamak ve sizinle tanıştırmak istedim. Hoşçakalın…